HURAFELERDEN ARINDIRILMIŞ ASTROLOJİ

Bugün 25 Ocak 2025, sosyal medyada sürekli önüme büyük puntolarla yazılmış ve binlerce kişinin beğenip paylaşım yaptığı yazılar düşüyor. Başlıklardan bazıları şöyle “Hz. Yusuf’un rüyasındaki gökyüzü sembollerinin secde etmesi” bir başkası “6 gezegen hizalanmasıyla mucize kapısı açıldı. Hayal edemeyeceğin büyüklükte mucizeler sana geliyor. Kaydet sevdiklerine gönder, manifestle” bir başkası “sevdiğiniz kişiyi kendinize çekmek için, ilişkinizdeki belirsizlikleri ortadan kaldırmak için çalışmamıza katılın bu fırsat 2150 yılına kadar bir daha gelmeyecek”

Bu yazıları okuyanlar kesinlikle ikiye ayrılmış olmalılar.

1- Ayyyyy hadi inşallah! bütün dileklerim gerçekleşecek diye hayal kuranlar

2. Böyle şeylere kim inanır, fal büyü hurafe bunlar, astroloji sahtekarlık.

3. bir grupta olabilir tabi dönem dönem takip edip dönem dönem safsata bunlar deyip kafası karışıklar.

Bu yazıyı kaleme almamın sebebi ise bir hurafelerden arındırılmış astroloji nedir ve gezegen dizilimi ne demektir açıklamak istiyorum.

Hurafelerden arındırılmış astroloji, gezegenlerin ve gökyüzündeki hareketlerin insan hayatı üzerindeki etkilerini mistik inanışlardan uzak bir şekilde ele alır. Bu yaklaşım, astrolojiyi bir gözlem ve analiz sistemi olarak görür ve tamamen kadercilikten uzak durur. Gezegenlerin hareketleri ve konumları, bireylerin kişilik özellikleri, potansiyelleri ve yaşam döngülerini anlamak için bir rehber olarak değerlendirilir. Ancak bu etkiler, kesin sonuçlar ya da değiştirilemez olaylar yaratmaz; sadece olası eğilimleri ve enerjileri ortaya koyar.

Modern astroloji, astronomik verilere dayanır ve gezegen hareketlerini doğru anlamaya çalışır. Ancak astroloji, bilimsel bir kesinlik iddiasında bulunmaz. Daha çok, bireylerin kendilerini anlamalarına ve yaşamlarına rehberlik etmelerine yardımcı olan bir araç olarak değerlendirilir. Bu noktada psikolojik astroloji öne çıkar. Psikolojik astroloji, doğum haritasını bireyin güçlü ve zayıf yönlerini anlamak için bir araç olarak kullanır. Carl Jung’un çalışmalarıyla popüler hale gelen bu yaklaşım, insan doğasını ve davranışlarını incelemede önemli bir yöntem sunar.

Astrolojiyi hurafelerden arındıran bir anlayış, sıkça karşılaşılan yanlış inanışları reddeder. Örneğin, gezegenlerin belirli bir dizilimde olmasının kişinin kaderini kesin bir şekilde belirlediği fikri kabul edilmez. Gezegenlerin hareketleri, bireylerin özgür iradesi ve seçimleriyle şekillenen yaşamlarına sadece bir rehber olarak etki eder. Ayrıca, belirli bir günde gerçekleşen astrolojik olayların mucizevi sonuçlar doğuracağına dair iddialar da bu yaklaşımda yer almaz. Astroloji, bireyin kendini anlaması ve farkındalık kazanması için bir rehber olarak kullanılır; herhangi bir ritüel ya da batıl inançla bağlantılı değildir.

Bu anlayış, bireysel sorumluluğu ön planda tutar. Doğum haritası, bir kişinin yaşam yolculuğunda karşılaşabileceği potansiyel eğilimleri ve fırsatları gösterir; ancak asıl önemli olan, bireyin kendi seçimleriyle yaşamını nasıl yönlendirdiğidir. Astroloji, bu süreçte bir yol gösterici olarak kullanılır, ancak kişinin hayatını yönlendiren asıl etken, kendi kararlarıdır.

Hurafelerden arındırılmış astroloji, derin bir bilgi ve analiz gerektirir. Yüzeysel burç yorumları yerine, kişinin doğum haritası detaylı bir şekilde incelenir. Yükselen burç, Güneş ve Ay burçları, gezegenlerin yerleşimleri, evler ve açıları birlikte değerlendirilerek kapsamlı bir analiz yapılır. Böylece astroloji, bireyin kendini daha iyi tanımasına ve potansiyelini anlamasına katkı sağlar.

Bu yaklaşım, astrolojiyi batıl inançlardan uzaklaştırarak, insan doğasını anlamada bir araç haline getirir. Gezegenlerin hareketlerini ve gökyüzünün sunduğu bilgileri bilimsel bir kesinlik iddiası olmadan, daha bilinçli bir şekilde yorumlamayı amaçlar. Böylece astroloji, yaşamı anlamlandırmak için bir rehber olur, ancak bireyin özgür iradesini ve sorumluluğunu her zaman ön planda tutar.

Kendine ünvan olarak astrolog diyen kişilerin bu etik ve net kurallar çerçevesinde çalışmalarını yapması gerekmektedir. Astroloji meraklıları da hurafelere yer veren kişilerin ünvanları astrolog olsalar bile bu tarz paylaşımları yapanların aslında bambaşka bir alanda bilgi verdiklerini ayırt edebilmeleri gerekmektedir.

Peki gelelim GEZEGEN HİZALANMASI konusuna.

Kova burcunda seyrine devam eden Güneş battıktan sonra gökyüzünde doğu ufkundan batı ufkuna doğru sırasıyla Saturn Venüs ve Neptün Balık burcunda, Uranüs Boğa burcunda, Jüpiter İkizler burcunda ve Mars Yengeç burcunda gökyüzünde yerleşimdedir. Neptün hariç bu gezegenleri çıplak gözle görebiliriz. Bu dizilim, tamamen astronomik bir görünüm olup astrolojik açıdan değerlendirildiğinde sadece gezegenlerin görünür olması tek başına özel bir anlam taşımaz.

Bu tür bir gezegen hizalanması söylemi astrologlar arasında sıkça “gezegenler dizildi” gibi abartılı yorumlarla dile getiriliyor. Pek tabiki bu abartılı yorumlar hurafelerden ve safsatalardan ibarettir! Gerçekte gökyüzünü incelediğimizde durum çok daha sade ve bilimsel bir görünüm sergiliyor.

Herkes 25 Ocak’taki bu durumu konuşsa da, gökyüzünü gözlemleyenler 9 Şubat itibariyle 12 Şubat`a kadar 28 Şubat’tan 13 Mart’a kadar daha fazla gezegenin sıralandığını görebilirsiniz. Çünkü Güneş battığında bu defa Merkür ve Ay da gökyüzünde olacak. Bu, daha büyük bir göksel şölen anlamına gelir! Bunu duyan hurafeciler yeni birer post hazırlığına girebilir:))

Gezegenlerin bir yarımkürede toplanması ya da belirli bir dizilimde görünmesi, astrolojide gezegenlerin aralarındaki açılar ve yerleştikleri burçların doğası üzerinden değerlendirilir. Bu olaylar, halk arasında popüler hale getirilen “spiritüel” ya da “ritüel zamanları” şeklinde yorumlanmaktan ziyade, astrolojik olarak yerleşim ve görünümleri üzerinden incelenmelidir.

O zaman gelin beraber gökyüzündeki bu görsel şölenin ifade ettiklerini astrolojik olarak inceleyelim.

25 Ocak 2025 tarihindeki göksel dizilimde Venüs, Satürn, Neptün ve Kuzey Ay Düğümü Balık burcunda yerleşimde.

Bu görünüm olumlu anlamda kolektif bilinçte hayallerin\ arzuların\ideallerin gerçekleşmesiyle ilgili akışa bırakabilme ve zamanı iyi kullanabilmeyle alakalıdır.

Olumsuz anlamda ise zoraki durumlarda kendini yok etme, kolektif olayların içerisinde kurban olup buna razı olmak durumlarını gösterir. Burası aynı zamanda varlık ile yokluk arasında kendinden geçme – uyuşma enerjisi taşır. Mecburiyetler ve zorunluluklar kaçışı engeller ve insanlar kendilerini çaresizlik duymak yerine tanrıya sığınmakla teselli eder.

Balık stelyumundaki gezegenlerin Yengeç burcundaki geri hareketteki Mars ile yaptığı kolay akan enerjiye sahip görünüm aile, yuva, vatan, geçmiş, koruma-kollama, besleme-beslenme gibi konularla ilgili mücadelelerin olduğunu engelleri aşma mücadelesi, fiziki dayanıklılık, hayalleri gerçekleştirme gücünü ve çatışmaları barışçıl bir zeminde çözebilme becerisi verir.

Gökyüzünde dizilimde yer alan diğer bir gezegen Boğa burcunda yerleşimde olan Uranüs. Yengeç burcundaki Mars ve Balık burcundaki Saturn, Venüs, Neptün ile uyumlu açı yapan Uranüs kaynak yaratma, kaynaklara sahip çıkma konularında farklı ve daha önce denenmemiş yöntemler denenirken zulüm ve baskıya karşı mücadelenin kolaylaşacağını, uyanık ve girişken eylemlerin yapılacağını, özgürlük ve kaynakların korunması için çeşitli kolektif yapıların bir araya gelip eylemselliklerini uyum içerisinde gerçekleştirebileceklerini gösterir.

Bu dizilimde İkizler burcunda geri hareketinde olan Jüpiter ise orb dahilinde hiçbir gezegenle irtibat halinde değil, Jüpiter sadece gökyüzünde göremediğimiz Güneş, Ay ve Merkür ile irtibatta. Bu yazımda sadece dizimdeki gezegenler hakkında yazmaya karar verdiğim için Jüpiterin irtibat yaptığı gezegenlerin yorumunu yazmayacağım. Fakat burada belirtmem gerekiyor ki Jüpiter 11° de geri hareketinde ve bu derecede duracak ve ileri hareketine başlayacak. Daha önce yazılarımı okumuş veya üzerinde uzun süredir çalıştığım ezoterik derecelerle ilgili çalışmalarıma istinaden burada Jüpiterin bu derecede durması rektörler, dekanlar, bakanlar, yargıçlar, din adamları, yazarlar, haberciler, ticaret insanları, eğitimciler, yabancılar, yollar, lokal ve uluslararası ulaşım, bilgi, haberleşme, bunların araçları gibi konularda geriye dönük meseleler ile gündemlerin cereyan edeceğini, bu olay ve durumlarla alakalı geleceğe yönelik olay ve durumların bu günlerde başlayacağına işaret eder. Bu derecelerle ilgili yaptığım çalışmayı yakın bir zamanda basılı olarak astroloji meraklılarına sunma niyetindeyim. Bakın şuanda yazdığım bu haber gibi bugünlerde duyurulan, gündeme alınan konular gelecekte gerçekleşecek olay ve durumların belirtisidir.

Astrolojiyi batıl inançlardan arındırarak gezegenlerin hareketlerini ve gökyüzünün sunduğu bilgileri bilimsel bir kesinlik iddiası olmadan daha bilinçli bir şekilde yorumlamalıyız.

Scroll to Top