Türkiye Cumhuriyeti’nin 99. yaşı kutlu olsun!
Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923 20:30 Ankara’da doğdu .
7 derece Yengeç burcu Pluto ile yükselirken ve tepe noktası 16 derece Balık burcunda Uranüs yerleşiminde Akrep burcu bir ülke kuruldu. Bu konumlarla ülkemizin geçmişinin (Yengeç) yıkıcı güce ve öneme sahip (Pluto) bir yapısı (1. ev) olduğunu, ülkenin toplumsal görünürlüğünün (MC) kendi kurtuluş yolunu seçme özgürlüğü, kendi vizyonunun peşinden gitme özgürlüğü (Uranüs Balık) içeriklerine sahip olması, ve aşırı uçlarda (akrep -sevgi ve nefret gibi) bir kimlik, gücün ve iktidarın kullanımında devamlı sorunlar yaşayan ülke liderleri (Güneş Akrep) halkının (ay) desteğinin (Güneş Trine Ay) ikilemlerinde (ikizler) krizlerle mücadele ederken yaratıcılığı (5. ev yerleşimi) kullanan ve dönüşüm ruhuna sahip liderlerinden söz edebiliriz.
Ülkemizin doğum haritasının diğer detaylarının analizine girmeden ülkemizin 99. güneş dönüş haritasının analizini yazmak istiyorum.
Tıpkı Türkiye doğum haritasındaki gibi bu yılda Yengeç burcu yükselmekte.
Mundan astrolojide Yengeç burcu vatan toprakları ve ülke bütünlüğü, yeraltı kaynakları, doğal rezervler, kapalı göller ve bataklıklar, ülkenin hava durumu, tarlalar ve seralar, evler, aile yapısı, yaşam koşulları, kadınların genel durumu, mağaralar, bir ülkenin geçmişi, tarihi ve nasıl yıkılacağı, toplumsal bilinçaltı, toplumun genetik yapısı, nelere istidatlı olduğu, gizli ve açığa çıkarılmamış her şey, örneğin arkeolojik bulgular ve toplumsal korkular ile alakalıdır.
Yengeç burcunun yönetici gezegeni Ay ise güneş dönüşü haritasının 6. evine yerleşmiş ve Yay burcundadır.
Mundan astrolojide 6. evin konuları genel olarak tüm çalışanlar (memurlar, işçiler gibi) ve düzen koruyucular (polis, ordu gibi) , serbest meslek sahipleri ve tüm işletmelerle sanayi de dahil, restoranlar, market ve seri üretim yapılan her yer. Ülkede yaygın hastalıklar da bu evin konusudur. Bu ev astrolojide aynı zamanda kötücül bir ev olarak da tanımlanmıştır.
Ülkenin genel göstergesi ay yukarıda bahsettiğimiz konularda zorlu koşul ve durumların habercisidir. Genel olarak bu yıl için “zorunluklar ve mecburiyetler ile birlikte sorumluluk ve düzenlemelerin yılı” diyebiliriz.
Yükselen burcun (yengeç) yöneticisinin (Ay) düzenleyicisi haritanın 10. evine yerleşmiş 29 derecedeki (anaretik) retrograde pozisyondaki Balık Jüpiteridir. 29 dereceler iki dünya arasında bir köprü vazifesi gören ve sınırda olup sınırların aşılmasına işaret eden bir anlamdadır. Fakat 29 derecede olan Jüpiter sınırları aşıp geri dönmüş yani Balık burcunun sınırlarına geri dönmüş bir gezegendir. Gezegen geri hareketinde olmasa idi rahatlıkla ülkemizin yöneticisinde, iktidarında bir sonlanma veya çığır açma girişimleri olabilir diyecekken geri dönen gezegenle birlikte “kendi topraklarına geri dönen (Jüpiter Balık yöneticisi), sınırları aşmış, yorulmuş, yorgun düşmüş ve topraklarına henüz geri gelmiş bir inanç savaşçısından (Jüpiter Balık) bahsedebiliriz. 29 dereceler aynı zamanda “yalnız kalmak” temasını da içerir. Biliyoruz ki ülkemizin son 20 yılında tek başına iktidar olan bir parti vardı. Ülkemizin 99. yılındaki bu haritaya göre hem yükseleni yücelimden yöneten, hem de yükselen yöneticisi Ay’ın düzenleyicisi olan Jüpiter ülkenin liderini gösteren alanda bu kritik derecede ve geri harekette. Bu konumlara ek Jüpiter aynı zamanda excond (kendi sektinde ve kendi sektine ait bir burçta değil – gündüz gezegeni gece sektinde ve gece burcunda yerleşimde) dolayısıyla ülke yöneticisi artık tek başına olma durumundan geriye düşüyor olabilir ve bu konum bir çeşit itibar kaybına da yol açıyor olabilir. Bu aynı zamanda ülkenin görünürlüğü ile de bağlantılı olabilir.
Mundane astrolojide Jüpiter toplumun sosyal bilincini kontrol eden sistemleri temsil eder. Popüler ve kabul edilmiş her türlü bilgi ve görüşü, kültürü; örneğin din adamlarını, profesörleri, anayasayı, toplumun genel ahlak anlayışını, dine ve farklı kültürlere, yabancılara olan bakış açısını, uluslararası ticareti, verimli arazileri, büyük hayvanlar ve kitle kontrolü yönetimini, medyayı, reklamları, hukukçuları ve üniversiteleri temsil eder. Dolayısıyla tüm bu konularla da ilgili yukarıda bahsettiğim bir geri dönüş, düşüş, tekrar gözden geçiriş ve yapılandırma söz konusu olabilir.
Yine bu alanda yerleşimde olan Neptün deklinasyon dışındaki Ay ve Mars’ın T-Kare apeksinde.
Mundane astrolojide Mars ordunun ve polisin genel temsilcisidir. Terörizmi ve teröristleri, ülkeyi zayıflatmaya çalışan her türlü karşıt gücü, yangınları, isyanları, saldırganlığı, toplumda genel halkın şiddeti ve saldırganlığı daha çok nerede ve hangi yolla kullandığını gösterir. 12. evdeki Mars halkın acılarını, kontrol edilemeyen güçleri, depremler, seller ve diğer doğal afetlerle ilgili durumlar hakkında bir enerji harcanmasını gösterebilir.
Mundane astrolojide Ay halkın genel temsilcisidir. Halkın genel davranış biçimini, geleneklerini, tabularını, dikkatinin yoğunlaştığı alanları, istek ve ihtiyaçlarını gösterir. Aynı zamanda bir ülkenin kadınlarını ve ülkede kadınlara olan bakışı da temsil eder. 6. eve yerleşmiş olan Ay ile halkın çalışmak, hizmet etmek, hizmet sektörleriyle (sağlık, beslenme, tarım, hayvancılık, kolluk kuvvetleri, ulaşım, vb) yakından ilgilendiğini ve Ay’ın asc yöneticisi olması dolayısıyla da ülkenin bu yıl bu konularda özellikle gündemlerinin olduğunu göstermekte.
Ülkenin halkı, kolluk kuvvetleri, çalışanları, hizmet sektöründe olan dalgalı değişimler ile ülkenin casusları, hapishaneleri, hastaneleri, kontrol edemediği alanları arasındaki bu gerilim ülkenin yönetimi ve görünürlüğü ile ilgili çözülme, dağılma, belirsizlik konularını tetikleyebilir görülüyor. Değişken burçlarda oluşmuş bir T-Kare çok fazla değişken olaylarla birlikte hareketin ve konsantre olamamaktan kaynaklı problemlerden kaçma veya ertelemeleri verebilir. Açıkçası bunca belirsiz enerji ile birlikte önümüzdeki seçim sürecinde de bu etkinin aktif olmasıyla seçimlerin ertelenmesi veya yapılan seçimlerin tekrarlanmasını öngörebiliriz zira bunca belirsizlik ve hareketlilik ile uzuna yakın bir süre ortalığın durulması veya bu sis pusun dağılması pek mümkün olmayabilir diyebiliriz.
Ayrıca Mars’ın 12. ev yerleşimi ile (Neptün kareli ve Merkür Terazi düzenleyicili – Merkür Pluto kareli) faili meçhul cinayetlerin, hapishanelerden firarların, istihbarattan bilgi sızmasının, siber saldırıların, casuslukların, iletişim araçlarının dinlenmesinin, bilginin yasal olmayan yollarla kopyalanmasının, hırsızlıkların bu yıl gündemde olacağını söyleyebiliriz. Gücün kötüye kullanılması da yine Merkür Pluto karesi ile alakalıdır.
Güneş natal harita yerleşimiyle aynı yerde (5. ev) Ülke yöneticisinin diğerleri üzerindeki kişisel etkisinin farkında olduğu bir yıl. Kendini göstermek istiyor, “beni siz varettiniz, beni alkışlamaya devam edin” diyor ve bu defa yanına Merkür ve Venüs ile beraber. Ülke yöneticisi kendini gösterirken 12. evden gelen (hem Merkür hem de Venüs’ün yönettiği burçlar 12. evde) gizli düşmanlar, karanlık kişiler, 4. evden gelen muhalefet, 5. evdeki sanatçılar, gençler yanında bulunuyor. Bu defa halk (6. evdeki Ay) natal potansiyeldeki gibi ülke liderine pek destek vermiyor, lideri zorluyor ( Ay Güneş 45) ve Neptün 135 liği lideri yarattığı imajla beraber hayal kırıklığına uğratan veya uğrayan bir duruma işaret ediyor.
Güneş’e eşlik eden güney ay düğümü ise bir kayba veya eskiye dönüşe işaret ediyor.
99. yılımızda bu sert etkilere rağmen 100. yılımıza ulaşmayı ve ülkemiz için en hayırlı olanın gerçekleşmesini diliyorum.
Sevgiler,
Nuray




































































