BÜYÜK TAARRUZUN ASTROLOJİK İNCELENMESİ
Büyük Taarruz, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun Yunan kuvvetlerine karşı başlattığı genel saldırıdır.
Bakanlar Kurulu taarruz kararını almış ve 14 Ağustos 1922 tarihinde kolordular taarruz için yürüyüşe geçmiş, 26 Ağustos’ta saldırı başlamış, 9 Eylül’de Türk Ordusu İzmir’e girmiş ve 18 Eylül’de de Yunan Ordusu’nun Anadolu’yu tamamen terk etmesiyle savaş sona ermiştir.
Yukarıda taarruzun başladığı anın haritası bulunmaktadır.
Taarruz 28 derece Aslan burcunda bir yeni ay gerçekleştikten 3 gün sonra başlatılmış. Yeni aylar bir tohum atma zamanlarıdır aslan burcundaki yeni ay “bağımsızlık, bireysellik, yaratıcılık, yaşam gücü, vs” ile alakalıdır.
Ay hilal fazına geçtiğinde taarruz emri verilmiş, bu da bir işe eyleme geçmek için en uygun zamanın seçildiğini göstermekte zira yeni aylarda bir işe başlanmaz çünkü gökyüzü adeta karanlık ve karanlıkta yol alırken yön bulmak ve ilerlemek neredeyse imkansızdır. Oysa hilal fazıyla ay güneşin ışıklarını yavaş yavaş yeryüzüne yansıtmaya başlamıştır ve iş-oluş-hareket başlangıcı için uygun bir zamandır.
22 Ağustos – 13 Eylül 1921 Sakarya Meydan Muharebesi zaferinden sonra Türk ordusu Yunan ordularını savaşa zorlayarak yok edecek bir durumda değildi. Türk ordusunun bir taarruza girişmesi için büyük eksikleri vardı. Bunların giderilmesi için halktan son bir kez özveride bulunması istendi. Bütün mali kaynaklar son sınıra kadar zorlandı ve hemen hazırlıklara başlandı; subaylar ve askerler taarruz için eğitilmeye başlandı. Ülkenin tüm kaynakları ordunun emrine verildi.
Tüm bu hazırlıklar sürerken 28 Mart 1922 de Koç burcunun 7 derecesinde halkalı bir Güneş Tutulması gerçekleşti.
Tutulma savaşmak, mücadele etmek, kendine güvenmek, başlatmak, cesaret, hırs temaları içeriyordu. Tutulmaya eşlik eden Koç Venüsü bu tutulmanın stratejik bir savaş, intikam, varoluşun devamı için duyulan tutku, plan program yapılacağını işaret ediyordu. Çay Ziyafeti kandırmacası işte bu tutulmadaki venüsyen etki ile planlanmıştı.
Taarruzun başladığı anın haritasında Koç venüsü tutulma noktasının tam karşısına geçmiş Ay ve Jüpiterle partil kavuşmuş ve Balık Uranüsüne antisyon yapmıştı. Tüm stratejik hamlelerin arkası görünenden çokta farklıydı.
“1922 yılının haziran ayında, Büyük Taarruz öncesi son kontrolleri yapan Atatürk, taarruz planını önce Erkan-ı Harbiye Reisi Fevzi Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ve Müdafaa-i Milliye Vekili Kazım Paşa ile paylaşmıştı. Atatürk’ün taarruz planı, askeri gücümüzün büyük çoğunluğunu düşman cephesinin dış yanında ve etrafında toplayarak düşmanı yok etmekti. 27- 28 Temmuz’da Akşehir’de yapılan toplantıda, 15 Ağustos’a kadar hazırlıkların tamamlanmasına karar verildi. Hakimiyet-i Milliye gazetesinin 20 Ağustos 1922 tarihli nüshasında ‘Çay Ziyafeti’ başlık bir haber yayımlandı. Atatürk’ün köşkte bir çay ziyafeti vereceği ilan edildi. Herkes onun çay ziyafeti vermesini beklerken o Büyük Taarruz’u başlatmak üzere Ankara’dan ayrılmıştı.
Tutulmaya partil kare yapan Pluto ve karşıt yapan iki sosyal gezegen Jüpiter ve Saturn’ün bu savaşın hiçte kolay olmayacağının göstergesiydi.
Türk ordusu ilk kez taarruza geçecekti ve bu yüzden sayıca Yunan birliklerinden üstün olmak zorundaydı. Anadolu’da bu dönemde 200.000 Yunan askeri vardı. Türk ordusu da bir yıllık hazırlık sonucunda ordudaki asker sayısını 186.000’e yükselterek Yunan birliklerine yaklaştı. Ancak Türk ordusu tüm bu çabalara rağmen süvari birlikleri dışında Yunan birliklerine bir üstünlük sağlayamamış, ancak bir denge kurulabilmişti.
Taarruzun başlangıç anında Neptün yükseliyordu ve “sınırların aşılması, sınırların aşılarak özgürlük ve bağımsızlığın yayılması” amaçlanıyordu.
Savaş havada da sürdü. 26 Ağustos günü, hava bulutlu olmasına rağmen, Türk uçakları keşif, bombalama ve kara birliklerini korumak için havalandı. Av uçakları gün boyunca sürdürdükleri devriye uçuşları sırasında, dört defa düşman uçakları ile karşı karşıya geldiler. Girişilen hava çarpışmalarında üç Yunan uçağı kendi hava hatlarının gerisine indirildi ve bir Yunan uçağı da bölük komutanı Yüzbaşı Fazıl tarafından Afyonkarahisar’ın Hasanbeli kasabası civarında düşürüldü. İleriki günlerde de keşif ve bombalama uçuşları gerçekleştirildi.
Türk ordusu bu muharebede, 15 günde 450 kilometre mesafe katederek 9 Eylül 1922 sabahı İzmir’e girdi. Sabuncubeli’nden geçen 2. Süvari Tümeni, Mersinli yolu ile İzmir’e doğru ilerlerken bunun solunda 1. Süvari Tümeni de Kadifekale’ye doğru yürüdü. Bu Tümenin 2. Alayı, Tuzluoğlu Fabrikası’ndan geçerek Kordonboyu‘na ulaştı. Yüzbaşı Şerafettin Bey İzmir Hükûmet Konağı’na, 5. Süvari Tümenin öncüsü Yüzbaşı Zeki Bey Kumandanlık Dairesine, 4. Alay Komutanı Reşat Bey de Kadifekale’ye Türk bayrağını çektiler.
Güneş tutulmasından 14 gün sonra 11 Nisan 1922 de 21 derece Terazi burcunda bir Ay tutulması gerçekleşti. Bu Ay tutulmasına bu defa Jüpiter eşlik ediyordu ve Yay Mars’ından destek alıyordu ve bir önceki Güneş tutulmasını Koç Merkürü aynı anda tetikliyordu. Plan, program, akılla hareket etmek ve hücuma geçmek için tüm şartlar gökyüzünde mevcuttu.
Mustafa Kemal Paşa, Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ni sevk ve idare ettiği Zafertepe’de 30 Ağustos 1924 tarihinde Büyük Zafer’in önemini şu şekilde ifade etmiştir. “… Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk Devleti’nin, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri burada atıldı. Ebedî hayatı burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçuşan şehit ruhları, devlet ve cumhuriyetimizin ebedî muhafızlarıdır…
Ruhun şad olsun Atam, açtığın yolda gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime and içerim.
Saygılar,
Nuray Kurtuluş
30.8.2022
Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/B%C3%BCy%C3%BCk_Taarruz




































































